İstatistik


11 Kasım 2008'den beri kişi ziyaret etti.

Otomatik Şanzıman hakkında temel bilgiler
Her otomobildeki şanzıman motor kuvvetini çeşitli caliştirma koşullarına çevirmek ve motordan aldığı doğru hareketi içerisindeki parçalar sayesinde çeşitli devirlere çıkarabilen aynı zamanda düşürebilen teknik bir araçtır.

Otomatik şanzıman ile normal şanzıman arasındaki en önemli fark nedir ?
Düz vitesli bir araçta kullanma esnasında ve vites değiştirme sırasında fiziksel bir kuvvete ihtiyaç vardır.
Otomatik şanzımanlı bir araçta ise fiziksel kuvveti en az konuma indirmek, sürücünün tamamıyla trafiğe adapte olmasını , yanıt verme özelliğinin maxsimum düzeye çıkması ve aktif güvenliği artmaktadır.

Dünyada elektroniğin gelişmesi ile elektronik fonksiyonlarının hidrolik sistemlerle birleşmesinden birbirine adapte olmuş yüksek seviyede verimli ve güvenli !(otomatik) sürüş sistemleri her geçen gün ortaya çıkmaktadır.Bu yüzden günümüz modern motorlu araçlarda otomatik şanzıman özelliğinin giderek arttığı görülmektedir.
Otomatik şanzımanın temel özellikleri hepsinde aynıdır.Sadece firmaların arge çalışmaları sonucunda çesitli özellikte farklılıklar vardır.

CVT'NİN TARİHSEL GELİŞİMİ

Aslında CVT aktarma sistemleri oldukça eski sayılabilecek kayış kasnak teknolojisinin günümüzde kompakt ve verimli olarak kullanılabilir hale getirilmiş uygulamalarıdır.

İlk olarak otomotiv sektöründe 1958 yılında Eindhoven kamyon üretim fabrikasının ürettiği 600 cc'lik binek otomobilde Variomatic adı altında kullanılmıştır. Bu tip aktarma sistemleri o dönemde 1.5 milyon civarında alıcı bulmuştur.Daha sonraki dönemde Mr. Van Doorne, -Van Doorne?s Automobile Faktorıes(DAF)-bu tip aktarma sistemlerinin mekanik güç aktarımında en uygun çözüm olduğuna karar vererek, 1970 yılından itibaren DAF tarafından DAF Type 55 modellerinde kullanılmaya başlanmış, Great London Sydney maratonuna katılarak başarılı da olmuşlardır. Fakat Van Doorne'yi sıkıntıya sokan konu 1400 cc'nin üzerindeki motorlarda VARİOMATİC aktarma sistemlerinin tork problemine karşı verimsiz ve kullanışsız olmasıydı. Bu problemi oluşturan, güç aktarımı için kullanılan lastik kayışlardı ve bu kayışlar yüksek tork değerlerinde kaçırma yapıyor, motor devrini tam olarak taşıyıcı tekerleklere iletmiyorlar ve hem güç hem de akselerasyon kaybına neden oluyorlardı. 1973 yılında metal kayış sistemi geliştirildi ve bu kayıp miktarı asgariye indirildi. Yinede; yüksek fabrika maliyeti ve ses sorunu gibi nedenlerden dolayı imalatta sıkıntılar yaşanıyordu. 1973 yılında Daf?ın Volvo tarafından alınmasıyla birlikte Volvo 340 modelinde uygulama, metal kayışlı tip CVT ile devam etti ve Avrupa pazarında 1 milyon sattı. Günümüze kadar sürekli olarak teknolojisi yenilenerek gelen CVT modelleri artık teknolojik evrimini tamamlamış, küçük ve orta güçlerdeki motorlarda verimli olarak kullanılabilir bir aktarma sistemi olarak otomotiv imalat sektöründe yerini almıştır. Günümüzde Doorne haricinde VW, Mersedes, Honda, ZF, Ford, Fiat, Lancia, Subaru ve Rover gibi çeşitli otomobil fabrikaları kendi imalat bantlarına sahipler.


Fotoğraf Galerisinden Rasgele Resimler


...